Konuşma bağlaçları (discourse markers)
Söylem belirleyicileri, konuşmayı düzenleyen ve tavrınızı gösteren küçük kelimelerdir. İçeriği pek değiştirmezler ama sizi doğal ve akıcı gösterirler, Türkçedeki “yani, neyse, aslında” gibi.
| işlev | kelimeler |
|---|---|
| konu değiştirmek | anyway, by the way, speaking of which |
| düzeltmek ya da incelik katmak | actually, mind you, having said that |
| görüş bildirmek | to be honest, frankly, if you ask me |
| zaman kazanmak | well, let me see, you know, I mean |
| özetlemek | so, basically, in the end, all in all |
Anlama dikkat
- actually = aslında; “aktüel, şu anda” anlamına gelmez (currently).
- mind you karşıt bir not ekler: It’s expensive. Mind you, it’s very good.
- anyway bir parantezi kapatıp konuya döner: “neyse”.
Örnekler
- Actually, I’ve never been to Paris.Aslında hiç Paris’e gitmedim.
- Anyway, where was I?Neyse, nerede kalmıştım?
- To be honest, I didn’t like the film.Açıkçası filmi beğenmedim.
- It’s a long trip. Having said that, it’s worth it.Uzun bir yolculuk. Yine de buna değer.
- By the way, did you call him?Bu arada, onu aradın mı?
Sık yapılan hatalar
- ✗ To be honestly, the food was cold.✓ To be honest, the food was cold.Kalıp to be honest’tır ve sıfat kullanılır. Türkçedeki “dürüst olmak gerekirse” zarfa çevrilmez.
- ✗ Any way, let’s start the meeting.✓ Anyway, let’s start the meeting.Konuya dönmek için kullanılan kelime tek parçadır: anyway. Türkçedeki “neyse” buna karşılık gelir.
- ✗ Having say that, it’s worth it.✓ Having said that, it’s worth it.Kalıp having said that’tır ve geçmiş ortaç kullanılır. Türkçedeki “bununla birlikte” anlamına gelir.
- ✗ Mind, it is very good.✓ Mind you, it is very good.Karşıt bir not eklemek için kalıp mind you’dur; you atlanmaz. Türkçedeki “gerçi” buna yakın bir anlam taşır.
- ✗ The actual price is 20 euros. (= şu anki)✓ The current price is 20 euros.Türkçedeki “aktüel” İngilizcede current’tır. Actual “gerçek” demektir; actually da “aslında” anlamına gelir.
