Bölüm tanımlıkları: du, de la, des
Bir şeyin belirsiz bir miktarından söz ederken (biraz ekmek, su) Fransızca bölüm tanımlığı kullanır. Türkçede burada hiçbir şey kullanılmaz: “ekmek yiyorum”.
| biçim | örnek | |
|---|---|---|
| eril | du | Je mange du pain. |
| dişil | de la | Je bois de la soupe. |
| ünlüden önce | de l’ | Tu veux de l’eau ? |
| çoğul | des | On achète des fruits. |
Ne zaman de / d’ olur?
- Olumsuzdan sonra: Je ne bois pas de café. Il n’y a plus d’eau.
- Miktarlardan sonra: beaucoup de pain, un kilo de pommes, un verre d’eau.
- Ama être ile kalır: Ce n’est pas du café, c’est du thé.
Bölüm mü belirli mi?
Sevme fiillerinden sonra (aimer, adorer, détester, préférer) le / la / les kullanılır: J’aime le café. Yemek, içmek, almak, istemekten sonra bölüm tanımlığı: Je bois du café.
Örnekler
- Le matin, je prends du café et des croissants.Sabahları kahve içip kruvasan yerim.
- Il faut de la patience.Sabır gerek.
- Je n’ai pas d’argent.Hiç param yok.
- Un kilo de tomates, s’il vous plaît.Bir kilo domates, lütfen.
- Tu veux de la salade ou du riz ?Salata mı istersin, pilav mı?
Sık yapılan hatalar
- ✗ Il boit eau à table.✓ Il boit de l'eau à table.Su gibi sayılamayan isimlerde de l' şarttır; Türkçedeki “yemekte su içer” cümlesinde bölüm eki yoktur.
- ✗ Il n'y a pas de la soupe.✓ Il n'y a pas de soupe.Olumsuzdan sonra de la, de olur; Türkçedeki “çorba yok” cümlesinde değişim görünmez.
- ✗ J'ai acheté beaucoup du fromage.✓ J'ai acheté beaucoup de fromage.Miktar sözcüğünden sonra de gelir ve tanımlık düşer; Türkçedeki “çok peynir” cümlesinde edat yoktur.
- ✗ Je déteste du lait.✓ Je déteste le lait.Sevmek / nefret etmek fiilleriyle genel anlamda le gelir; Türkçedeki “sütten nefret ederim” genelleme yapar.
- ✗ Tu veux de le riz ?✓ Tu veux du riz ?de + le birleşir ve du olur; Türkçede bölüm tanımlığı olmadığı için bu biçim bütün olarak öğrenilir.
