Sınırlama: ne … que (sadece)
ne … que, sadece / yalnızca anlamına gelir. Olumsuza benzer ama değildir: sınırlar. que, sınırladığı kelimenin hemen önüne gelir.
| örnek | |
|---|---|
| sadece + isim | Je n’ai qu’une sœur. (Sadece bir kız kardeşim var) |
| sadece + zaman | Il ne travaille que le matin. |
| sadece + mastar | Tu n’as qu’à demander. (Sormanız yeter) |
| eş anlamlı | seulement: J’ai seulement une sœur. |
Notlar
- ne … que’den sonra tanımlıklar kalır (gerçek bir olumsuz değil): Je ne bois que du thé (que de thé değil).
- Bileşik zamanlarda: Je n’ai vu que deux films.
- ne … pas que = sadece … değil: Il n’y a pas que le travail dans la vie (hayatta sadece iş yok).
Örnekler
- Il n’y a que dix minutes de marche.Yürüyerek sadece on dakika.
- Je ne parle que français et anglais.Sadece Fransızca ve İngilizce konuşuyorum.
- Elle ne mange que des légumes.Sadece sebze yiyor.
- Vous n’avez qu’à signer ici.Sadece buraya imza atmanız yeterli.
- Elle n’a que vingt ans.Daha yirmi yaşında.
Sık yapılan hatalar
- ✗ Je bois ne que de l'eau.✓ Je ne bois que de l'eau.Ne fiilden önce, que sınırlanan öğeden önce gelir; Türkçedeki “yalnızca” sözcüğü tek parçadır.
- ✗ Il n'a que de trois ans.✓ Il n'a que trois ans.Que’den sonra de gelmez; Türkçedeki “yalnızca üç yaşında” cümlesinde edat yoktur.
- ✗ Elle ne parle pas que français.✓ Elle ne parle que français.Ne ... que “sadece” demektir ve pas almaz; Türkçedeki “yalnızca Fransızca konuşur” tek olumlu cümledir.
- ✗ Nous n'avons que mangé du pain.✓ Nous n'avons mangé que du pain.Que sınırlanan öğenin önünde durur, ortaçtan önce değil; Türkçedeki “yalnızca” nesnenin önündedir.
- ✗ Il n'y a que un problème.✓ Il n'y a qu'un problème.Que ünlüden önce qu' olur; Türkçedeki “yalnızca bir sorun” cümlesinde ses düşmesi yoktur.
