Gérondif: en + -ant
Gérondif (en + şimdiki zaman ortacı), ana fiille aynı anda olan bir eylemi ya da bir şeyin nasıl yapıldığını anlatır. İki eylemin öznesi aynıdır. Türkçedeki -(y)ArAk ve -(I)rkAn ulaçlarına çok benzer.
| yapılış | örnek |
|---|---|
| nous gövdesi + -ant | nous parlons → en parlant |
| nous finissons → en finissant | |
| düzensiz | être → en étant, avoir → en ayant, savoir → en sachant |
Anlamlar
- Eş zamanlılık (-(I)rkAn): Je chante en cuisinant (yemek yaparken şarkı söylerim).
- Yöntem, araç (-(y)ArAk): On apprend en pratiquant (pratik yaparak öğrenilir).
- Şart (-sA): En partant maintenant, tu arriveras à l’heure (şimdi çıkarsan zamanında varırsın).
- tout en karşıtlığı vurgular: Il sourit tout en étant triste (üzgün olduğu hâlde gülümsüyor).
Örnekler
- Il écoute de la musique en travaillant.Çalışırken müzik dinliyor.
- J’ai appris le français en regardant des films.Fransızcayı film izleyerek öğrendim.
- En sortant, j’ai vu Paul.Çıkarken Paul’ü gördüm.
- Elle s’est fait mal en tombant.Düşerken bir yerini incitti.
- Elle marche en parlant au téléphone.Telefonla konuşarak yürüyor.
Sık yapılan hatalar
- ✗ Elle lit en mange.✓ Elle lit en mangeant.Gérondif en + -ant ile kurulur; Türkçedeki -(y)ArAk eki tek parçadır.
- ✗ En lisant, le téléphone a sonné.✓ En lisant, j'ai entendu le téléphone.Gérondif özneyle aynı kişiyi gerektirir; Türkçedeki -(y)ArAk da aynı özneyi bekler.
- ✗ Il apprend par regardant des films.✓ Il apprend en regardant des films.Gérondif her zaman en ile başlar; Türkçedeki -(y)ArAk eki edat istemez.
- ✗ Il parle en dormait.✓ Il parle en dormant.En’den sonra -ant biçimi gelir, imparfait gelmez; Türkçedeki -(y)ArAk eki zaman bildirmez.
- ✗ Tout en lire, il écoute.✓ Tout en lisant, il écoute.Tout en ile -ant biçimi birlikte gelir; Türkçedeki “okurken” ekinin eşzamanlılığı gibi.
