gustar (sevmek, hoşlanmak)
gustar, Türkçedeki “hoşuna gitmek” gibi çalışır: şey kişinin hoşuna gider. Kişi dolaylı nesne zamiridir; fiil sevilen şeye uyar.
| (vurgu) | zamir | bir şey / bir fiil | birden fazla şey |
|---|---|---|---|
| (a mí) | me | gusta el café | gustan los gatos |
| (a ti) | te | gusta bailar | gustan las fiestas |
| (a él / ella / usted) | le | gusta el cine | gustan las series |
| (a nosotros) | nos | gusta viajar | gustan los viajes |
| (a vosotros) | os | gusta España | gustan los tacos |
| (a ellos / ustedes) | les | gusta el fútbol | gustan los deportes |
Notlar
- Mastarla her zaman tekil: Me gusta leer y cocinar.
- a + kişi açıklar ya da vurgular: A Pedro le gusta el jazz. A mí no me gusta.
- Katılmak: A mí también. (Ben de.) / A mí tampoco. (Ben de sevmem.)
- Aynı model: encantar (bayılmak), interesar, doler (ağrımak), parecer.
Örnekler
- Me gusta mucho la música latina.Latin müziğini çok severim.
- ¿Te gustan las películas de terror?Korku filmlerini sever misin?
- A mis hijos les encanta la playa.Çocuklarım plaja bayılıyor.
- Me duelen los pies.Ayaklarım ağrıyor.
- Me gustan los viajes largos.Uzun yolculukları severim.
Sık yapılan hatalar
- ✗ Yo gusto el té.✓ Me gusta el té.Gustar fiilinde özne sevilen şeydir, oysa Türkçede çayı severim cümlesinin öznesi sevendir.
- ✗ Me gusta las flores.✓ Me gustan las flores.Fiil sevilen şeyin sayısına uyar, Türkçedeki çiçekleri severim fiili ise özneye uyar.
- ✗ Me gustan leer.✓ Me gusta leer.Mastarla gustar tekil kalır, ve Türkçedeki okumayı severim ek aldığı için karışmaz.
- ✗ A Ali gusta el fútbol.✓ A Ali le gusta el fútbol.Ali için le zamiri gerekir ve Türkçedeki -i hâli gibi sadece isim yetmez.
- ✗ A ellos le gusta la música.✓ A ellos les gusta la música.Zamir kişiyle uyuşur, çoğul olduğu için les kullanılır, Türkçede onlar için ek aynıdır.
