would rather, had better, it’s time
Bu ifadeler basit görünür ama dilbilgileri özeldir: bazıları yalın fiil alır, bazıları ise şimdiki anlamda geçmiş zaman kullanır.
| anlam | örnek | |
|---|---|---|
| would rather + fiil | tercih etmek (kendisi) | I’d rather stay at home. |
| would rather + kişi + geçmiş | tercih etmek (başkasının…) | I’d rather you didn’t smoke here. |
| had better + fiil | güçlü tavsiye / uyarı | You’d better hurry. |
| it’s (high) time + geçmiş | … zamanı geldi | It’s time we left. |
Örnekler
- I’d rather walk than take the bus.Otobüse binmektense yürümeyi tercih ederim.
- You’d better not be late again.Bir daha geç kalmasan iyi olur.
- It’s high time you found a new job.Artık yeni bir iş bulmanın zamanı geldi.
- I’d rather not talk about it.Bunu konuşmasam daha iyi.
- Would you rather have tea or coffee?Çay mı kahve mi tercih edersin?
Sık yapılan hatalar
- ✗ I’d rather to walk.✓ I’d rather walk.Would rather’dan sonra to gelmez, fiil yalın hâlde gelir: I’d rather walk. Türkçedeki “yürümeyi tercih ederim” to’ya yönlendirir.
- ✗ You’d better to not be late.✓ You’d better not be late.Had better’dan sonra to gelmez; olumsuzu had better not ile yapılır: you’d better not be late.
- ✗ I would rather you stay here.✓ I would rather you stayed here.Başka biri için would rather kullanınca anlam şimdiki olsa da past simple gelir: I would rather you stayed.
- ✗ I’d rather cook that order a pizza.✓ I’d rather cook than order a pizza.Karşılaştırma than ile yapılır: rather cook than order. That burada anlamı bozar.
- ✗ You’d better went home.✓ You’d better go home.Had better geçmiş gibi görünse de şimdiki tavsiyedir ve ardından yalın fiil gelir: you’d better go.
