Vurgulu do (I do like it!)
Olumlu cümlede do / does / did + yalın fiil vurgu ekler: itiraz etmek, ısrar etmek ya da güçlü bir duygu bildirmek için. Türkçedeki “gerçekten”, “valla” ya da “-DIr” vurgusu gibidir. do konuşurken vurgulanır.
| kullanım | örnek |
|---|---|
| itiraz | You don’t like it. – I do like it! |
| karşıtlık | I don’t drink coffee, but I do drink tea. |
| kibar ısrar | Do sit down. |
| geçmiş | I did send the email, I promise. |
Örnekler
- I do understand, I just don’t agree.Anlıyorum tabii, sadece katılmıyorum.
- She does work hard.Gerçekten çok çalışıyor.
- Do come again!Yine bekleriz!
- He did warn us, but we didn’t listen.Bizi uyarmıştı ama dinlemedik.
- He does look tired, doesn’t he?Gerçekten yorgun görünüyor, değil mi?
Sık yapılan hatalar
- ✗ I do knowing the answer, I just forgot it.✓ I do know the answer, I just forgot it.Vurgulu do’dan sonra fiil yalın hâlde gelir: I do know. -ing burada yanlıştır.
- ✗ He does tries his best.✓ He does try his best.He/she/it ile -s does’a geçer ve ana fiil yalın kalır: he does try. Türkçedeki “gerçekten elinden geleni yapıyor” bu yapıyı göstermez.
- ✗ I did called you, but you didn’t answer.✓ I did call you, but you didn’t answer.Geçmiş zaman did üzerinde gösterilir; ana fiil -ed almaz: I did call. Türkçedeki “aradım ama” vurguyu tonlamayla yapar.
- ✗ Do to sit down!✓ Do sit down!Vurgulu emirde do’dan sonra to gelmez: do sit down! Bu yapı kibar ve içten bir daveti anlatır.
- ✗ I do loved the film.✓ I did love the film.Geçmişte vurgu did ile yapılır ve fiil yalın kalır: I did love. Do loved iki zamanı karıştırır.
