als mı wenn mi?
als ve wenn ikisi de “-DIğIndA” demektir, ama Almanca bunları zamana ve sıklığa göre kesin olarak ayırır.
| bir kez | tekrarlanan | |
|---|---|---|
| geçmiş | als | wenn (sık sık: immer wenn) |
| şimdi / gelecek | wenn | wenn |
Kısaca
- als = geçmişte tek bir olay ya da dönem: Als ich Kind war … / Als ich nach Deutschland kam …
- wenn = geri kalan her şey: şimdi, gelecek ve geçmişte tekrarlanan olaylar.
- İkisi de fiili sona gönderir.
Örnekler
- Als ich nach Deutschland kam, sprach ich kein Deutsch.Almanya’ya geldiğimde Almanca bilmiyordum. (bir kez, geçmiş)
- Als ich ein Kind war, wohnten wir in Odesa.Çocukken Odessa’da yaşıyorduk. (bir dönem)
- Immer wenn ich in Kyjiw war, habe ich meine Oma besucht.Kyiv’e her gittiğimde büyükannemi ziyaret ederdim. (tekrar)
- Ruf mich an, wenn du ankommst.Vardığında beni ara. (gelecek)
- Wenn ich müde bin, trinke ich Kaffee.Yorgun olduğumda kahve içerim. (şimdi)
Sık yapılan hatalar
- ✗ Wenn ich gestern in Berlin war, habe ich Anna gesehen.✓ Als ich gestern in Berlin war, habe ich Anna gesehen.Geçmişte tek seferlik olay için als gerekir; Türkçedeki -DIğIndA her iki durumu da karşılar, Almancada ayrım yapılır.
- ✗ Als ich Zeit habe, rufe ich dich an.✓ Wenn ich Zeit habe, rufe ich dich an.Şimdi ve gelecek için her zaman wenn kullanılır; Türkçedeki “vaktim olduğunda” zamanı ayırmaz.
- ✗ Wenn ich ein Kind war, wohnten wir in Izmir.✓ Als ich ein Kind war, wohnten wir in Izmir.Geçmişteki bir dönem için als gerekir; Türkçedeki “çocukken” bu ayrımı göstermez.
- ✗ Immer als ich komme, ist er da.✓ Immer wenn ich komme, ist er da.Tekrarlanan olay için immer wenn kullanılır; als tek seferlik geçmiş olaylar içindir, Türkçede ise ikisi için de -DIğIndA kullanırız.
- ✗ Jedes Mal als es regnete, blieb ich zu Hause.✓ Jedes Mal wenn es regnete, blieb ich zu Hause.Geçmişte bile tekrarlanan olay wenn ister: jedes Mal wenn; Türkçedeki “her yağmur yağdığında” bunu ayırmaz.
