used to (eskiden)
used to + fiil, artık doğru olmayan geçmişteki alışkanlıkları ya da durumları anlatır. Türkçedeki “eskiden … -ArdI” yapısına karşılık gelir.
| biçim | |
|---|---|
| + | I used to smoke. |
| – | I didn’t use to like coffee. |
| ? | Did you use to live here? |
Karıştırmayın
- used to do = geçmiş alışkanlık: I used to work at night (Eskiden gece çalışırdım).
- be used to doing = alışkın olmak: I’m used to working at night (Gece çalışmaya alışkınım).
Örnekler
- We used to live in Kharkiv.Eskiden Harkiv’de yaşardık.
- There used to be a cinema here.Burada eskiden bir sinema vardı.
- I didn’t use to like vegetables.Eskiden sebze sevmezdim.
- She’s used to driving on the left.Soldan araba kullanmaya alışkın.
- Did you use to play the piano?Eskiden piyano çalar mıydın?
Sık yapılan hatalar
- ✗ I used to smoking.✓ I used to smoke.Used to’dan sonra fiil yalın hâlde gelir: I used to smoke. -ing sadece be used to (alışkın olmak) yapısında kullanılır.
- ✗ I didn’t used to like coffee.✓ I didn’t use to like coffee.Did ile olumsuz ve soru kurulunca d düşer: didn’t use to, did you use to? Geçmiş zaten did’dedir.
- ✗ I am used to work at night.✓ I am used to working at night.Be used to “alışkın olmak” demektir ve ardından -ing gelir: I am used to working. Türkçedeki “çalışmaya alışkınım” buna denk gelir.
- ✗ She used to driving on the left.✓ She is used to driving on the left.Bugünkü alışkanlığı anlatmak için be gerekir: she is used to driving. Be olmadan used to geçmişteki bir alışkanlık olur.
- ✗ When I was a child, I was swimming every day.✓ When I was a child, I used to swim every day.Türkçedeki “her gün yüzüyordum” bir alışkanlığı anlatır; İngilizcede geçmiş alışkanlık used to ile söylenir.
