Yer edatları: in, on, at
Türkçede çoğu zaman tek bir -DA eki kullanırız, İngilizce ise ayrım yapar: in = bir alanın içinde, on = bir yüzeyin ya da çizginin üstünde, at = belirli bir noktada ya da etkinlik yerinde.
| örnekler | |
|---|---|
| in | in the kitchen, in a box, in Berlin, in Ukraine, in the car |
| on | on the table, on the wall, on the 3rd floor, on the bus, on Main Street |
| at | at home, at work, at school, at the station, at the door, at 25 Main Street |
Diğer edatlar
under (altında), next to (yanında), between (arasında), behind (arkasında), in front of (önünde), opposite (karşısında), near (yakınında), above (üstünde)
Örnekler
- The keys are on the table.Anahtarlar masanın üstünde.
- She’s at work until six.Altıya kadar işte.
- I live in a small flat in Munich.Münih’te küçük bir dairede oturuyorum.
- The pharmacy is opposite the bank.Eczane bankanın karşısında.
- There’s a cat under the car.Arabanın altında bir kedi var.
Sık yapılan hatalar
- ✗ I am in home now.✓ I am at home now.Türkçede “evde” denir ve -de eki her yere uyar. İngilizcede home sabit bir kalıpla at alır: at home.
- ✗ The picture is in the wall.✓ The picture is on the wall.Duvar bir yüzeydir, bu yüzden on kullanılır: on the wall. In bir şeyin içinde olmayı anlatır.
- ✗ She lives at Ankara.✓ She lives in Ankara.Şehirler ve ülkeler in alır: in Ankara, in Turkey. At belirli bir nokta içindir: at the station.
- ✗ I am at the kitchen.✓ I am in the kitchen.Bir odanın içinde olmak in ile söylenir: in the kitchen. Türkçedeki “mutfakta” bu farkı göstermez.
- ✗ The café is opposite of the station.✓ The café is opposite the station.Opposite tek başına bir edattır ve of almaz. Türkçedeki “istasyonun karşısında” yapısı araya of koymaya yol açar.
