can ve can’t
can yetenek, olasılık ve izin bildirir; kibarca bir şey istemek için de kullanılır. Kip fiilidir: tüm kişilerde aynı biçimdedir ve ardından fiilin yalın hâli gelir. Türkçedeki -Abil ekine karşılık gelir (yüzebilirim).
| biçim | |
|---|---|
| + | I / she / they can swim. |
| – | I / she / they can’t (cannot) swim. |
| ? | Can you swim? – Yes, I can. / No, I can’t. |
Kurallar
- -s yok: she can (she cans değil).
- Ardından to yok: I can speak (can to speak değil).
- Geçmiş: could / couldn’t: I couldn’t sleep.
- Daha kibar rica: Could you help me?
Örnekler
- I can drive, but I can’t cook.Araba kullanabilirim ama yemek yapamam.
- Can I pay by card?Kartla ödeyebilir miyim?
- You can park here after 6 pm.Akşam 6’dan sonra buraya park edebilirsiniz.
- Could you repeat that, please?Tekrar eder misiniz lütfen?
- She can speak three languages.Üç dil konuşabiliyor.
Sık yapılan hatalar
- ✗ She cans speak French.✓ She can speak French.Can kip fiilidir ve bütün kişilerde aynı kalır; he/she/it ile de -s almaz: she can, he can.
- ✗ I can to drive.✓ I can drive.Can’den sonra to gelmez, fiilin yalın hâli gelir: I can drive. To, want to ya da have to gibi yapılarda kullanılır.
- ✗ I swim can.✓ I can swim.Türkçede -ebil eki fiilin sonuna eklenir (yüzebilirim), ama İngilizcede can fiilden önce gelir: I can swim.
- ✗ Can I paying in cash?✓ Can I pay in cash?Can’den sonra fiil her zaman yalın hâlde kalır; -ing eklenmez: can I pay in cash?
- ✗ Yesterday I can’t sleep.✓ Yesterday I couldn’t sleep.Can’in geçmişi could’dur. Dün olan bir şey için couldn’t kullanılır, can’t değil.
